TR KU AR
FB X IG
Kürdistan

Kürt gazetecilerin gözüyle Kürt gazeteciliği

Hasan Kosen
Editor
📅 22 Nisan 2026 18:49
Bugün, Kürt Gazeteciliği Günü. Kürt gazeteciler, bu vesileyle karşılaştıkları sorunlar ve Kürt medyası çalışanlarının ulusal bilincin inşasındaki rolü hakkındaki görüşlerini dile getirdi.

RûpelNews - Kürt gazeteciler ağır şartlar altında işlerini yapmaya çalışıyor. Yaptıkları haberler nedeniyle sık sık soruşturmalara maruz kalıyor, gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor. Web siteleri ve sosyal medya hesapları engelleniyor. Yüksek maliyetler ve kısıtlı ekonomik imkanlar nedeniyle işlerini zorlukla yürütüyorlar. Çoğu zaman akreditasyon verilmediği için özgürce çalışamıyorlar. Ancak tüm bu engellere rağmen Kürt gazeteciler, Mikdad Mithad Bedirhan’ın kalemine sahip çıkmaya devam ediyor.

Yazılı Kürt medyasına ilgi az

En büyük sorunlardan biri yazılı Kürt gazeteciliğine olan ilgidir. Kürtler, Kürtçe televizyonlara iyi düzeyde ilgi gösterse de aynı ilgiyi yazılı gazeteciliğe göstermiyor. Kürt medyası dünyada ses getirmiş durumda; dünyayı Kürtler hakkında bilgilendirirken aynı zamanda Kürtlere yönelik saldırılar sırasında ulusal bir duruşu teşvik ediyor.

Kürt gazeteciler, Kürt Gazeteciliği Günü vesilesiyle fikir ve düşüncelerini RûpelNews için şu şekilde dile getirdi:

İman Derbas - Kurdistan24 Sunucusu: "Artık yeter!"


“Şahsen gazetecilik hayatım boyunca farklı fikir ve ideolojiler nedeniyle defalarca incitildim. Bazen o kadar yaralandım ki 'Artık yeter!' dedim; ama yine de direnişimi sürdürdüm ve bugüne kadar geldim. Herkes 'sunucu' olabilir ama çok az kişi 'gazeteci' olabilir. Kürt kadın gazeteciler sadece mesaj iletmekle kalmamış, birçok hassas aşamada ulusal meselelerin aktarılmasında ana karakter ve karar verici olarak yer almışlardır. Kürt gazetecilik tarihi, kalemleri ve mikrofonları mevzilerle omuz omuza etki yaratan o kadınlarla doludur.

Kadın gazeteciler, Kürdistan’ın dört parçasında Kürt davasının uluslararasılaşmasında etkili bir rol oynadılar. Onlar sadece muhabir değil; Enfal, Halepçe ve IŞİD’e karşı savaş gibi ulusal felaketlerde ve savaş alanlarında insani hikayeleri dünyaya ulaştıran canlı tanıklardır.

Savaş ve direniş gazeteciliği: Geçtiğimiz yıllarda, özellikle teröre karşı savaşta, Kürt kadın gazetecilerin savunmanın en ön saflarında olduğunu gördük. Dünyaya farklı bir Kürt kadını portresi göstermeyi başardılar; kurban olarak değil, mermi sesleri altında gerçekleri aktaran ve karar veren özneler olarak. Ancak kadın gazetecinin işi engelsiz değildir. Bir Kürt gazeteci kadın olarak, toplumun baskı ve zulmüne bizzat maruz kaldım. Özel hayatım hakkında asılsız şeyler söylendi ve önümde birçok yol kapatıldı.

Siyasi düzeyde ise en son Kuzey'de ve Türkiye’de, X (Twitter) sayfam Türk  kurumları tarafından engellendi. Bunun sebebi, mesajlarımın Kuzey'deki gençler ve toplumumuz üzerindeki etkisidir. Bu durum beni üzse de aynı zamanda çok mutlu etti; çünkü 'özgür sesler' ve 'Kürt yurtseverleri' safına dahil oldum. Devlet bizim sesimizden korkuyorsa, bu işimizin etkili olduğunun kanıtıdır ve bu bana yeter. Kürt gazeteciliğinin 128. yılı Mikdad Mithad Bedirhan’ın aziz ruhuna ve tüm meslektaşlarıma kutlu olsun.”

Abdurrahman Gök - Serbest Gazeteci: Kürt gazeteciliği tüm engellere rağmen büyüyor


“Kürt gazeteciliği tüm zorluklara; saldırı, sansür, ceza, cinayet, tutuklama ve engellemelere rağmen her geçen gün büyüyor. Bu yolculuk 128 yıl önce sürgündeki Kürdistan gazetesiyle başladı; bugün ise onlarca televizyon, radyo, günlük ve haftalık gazete, dergi ve yüzlerce internet sitesi bu yolculuğu Kürdistan’ın dört parçasında sürdürüyor. Baskı ve zorbalık hala sürse de hiçbir gücün Kürt halkının sesini bu alandan kesememesi gurur vericidir. Kuzey Kürdistan ve Türkiye şehirlerinde ne yazık ki Kürt gazeteciler birçok baskıyla karşılaşıyor. Gözaltı ve tutuklamalar hala devam ediyor.

Her gün Kürt basın kurumlarının ve gazetecilerin dijital hesapları engelleniyor. Doğu Kürdistan’da (Rojhilat) gazeteciler tutuklanıyor ve idam tehditleriyle karşı karşıya kalıyorlar. Güney ve Batı Kürdistan’da ise insansız hava araçlarıyla hedef alınıp öldürülüyorlar. Egemenler ve iktidarlar geri adım atmadı, hala da atmıyorlar. Ancak buna karşı Kürt gazeteciliği de halkının sesini ve gerçeği duyurma inadından vazgeçmiyor. 90’lı yıllarda bir gazeteci öldürüldüğünde nasıl birkaç genç onun yerini dolduruyorsa ve gazete binaları mühürlendiğinde yenileri açılıyorsa, şimdi de dijital hesaplar kapatıldığında yenileri açılıyor. Yani ne devlet hakikati karartmaktan vazgeçiyor ne de Kürt gazeteciliği hakikati duyurmaktan kopuyor. Fakat biliyoruz ki kazanan hakikat olacaktır. Zira hiçbir örtü hakikatin üzerini kapatamaz.

Yine maalesef Kürt gazeteciler birçok haktan mahrumdur. Resmi devlet kurumlarında akredite olmadıkları için her gelişmeyi takip edemiyorlar. Kürtçe siteler resmi ilan alamadıkları için ekonomik zorluklar yaşıyorlar. Basın kurumları kapatıldığında veya gazeteciler tutuklandığında bazı gazetecilik örgütleri tarafından görmezden geliniyorlar. Ancak bu durum bile artık uluslararası alana yayılmış olan o sesi kesemez. Kürt halkı nasıl her alanda mücadele ederek kendini kabul ettiriyorsa, gazetecilik kurumları alanında da ileri adımlar atmıştır. Uluslararası kurumlar artık Kürt gazetecileri Kürt kurumlarından dinliyor ve bu, bu alandaki bir başarıdır. Daha büyük başarılara ve daha aydınlık günlere ulaşma umuduyla, Kürt Gazeteciliği Günü tüm Kürt gazetecilere kutlu olsun.”

Mehdi Mutlu – Waar TV Sunucusu: Kürt kültür hazinesinin kapılarını açmaya çalışıyoruz


“Kürtler kültür ve sanat alanında çok zengin ve derin bir mirasa sahiptir. Yirmi yılı aşkın süredir bu zenginliği izleyicilere sunmaya çalışıyorum. Ülkenin ve dünyanın farklı bölgelerine dağılmış Kürtler, ortak bir duygu ve bellek etrafında toplanabiliyorlar. Biz, bu duyguyu ifade eden melodiler, anlatılar ve sözlü gelenekler üzerinde titizlikle araştırmalar yapıp aktarıyoruz.

Bu kültürel hazinenin sunulmasını, korunmasını ve geliştirilmesini kendim için bir görev olarak görüyor, gece gündüz çalışıyorum. Bu vesileyle ben de Kürt Gazeteciliği Günü'nü kutluyor ve Kürtlerden kültürlerine ve dillerine daha fazla değer vermelerini istiyorum.”

Rabia Çetin – Serbest Gazeteci: Kürt medyası altın çağını yaşıyor.


''Kürt gazeteciliğini Kürtlerin mücadele tarihinden elbette bağımsız düşünülemez. Çok meşakkatli yollardan bugüne gelmiş bir Kürt medyası var. Bugün geldiği nokta Kürt medyasının en parlak dönemlerinden biri. Özelde Türkiye’de hala sansür, baskı, kapatılma, dava gibi çeşitli tehditlerle karşı karşıya olsa da Kürt gazeteciliği, Kürt medyası çok iyi bir seviyede.

Üstatlarımızın, meslek büyüklerimizin açtığı yolun yanı sıra teknolojinin bu kadar gelişmiş olması da Kürt medyasını çok ileri bir seviyeye taşıdı. Yani özetle Kürt medyası her şeye rağmen altın çağını yaşıyor."

Sidar Basut – Channel8 Ankara Temsilcisi: Kalemimiz sadece bir haber aracı değildir


“Öncelikle Kürt gazeteciliğinin 128. yıl dönümünü tüm emekçi arkadaşlarıma kutluyorum. 2010 yılında bu mesleğe başladığımda kendimi büyük bir tarihin parçası gibi hissetmiştim. Bugün Channel8 Ankara muhabiri olarak görüyorum ki kalemimiz sadece bir haber aracı değil, aynı zamanda kimliğimizin ve dilimizin savunulmasıdır. Tüm tarihi yasaklara ve baskılara rağmen bugünlere gelmemiz büyük bir başarıdır. Ankara siyasetin kalbidir; bir kadın olarak karşılaştığım en büyük zorluk, gazetecilik ve siyaset alanı üzerindeki erkek egemen etkisidir. Öte yandan kendi Kürt kimliğinle de mücadele veriyorsun.

Sahada haber takibi yaparken bazen protokol engelleriyle karşılaşıyorum. Resmi bilgilere ulaşmak bizim için her zaman daha zordur. Ama en zoru; Ankara'nın o kalabalığı içinde, Kürdistan'da yaşanan gerçeği korumak ve bunu Kürtçe ile duyurmaktır. Bu durum omuzlarıma ağır bir sorumluluk yüklüyor. Elbette yolumuz kırmızı güllerle dolu değil. Ancak gerçeği duyurmak insana öyle bir güç veriyor ki hiçbir zorluk önünde duramıyor. Tüm genç kadınlara kalemlerine ve dillerine güvenmeleri çağrısında bulunuyorum. Kadın olmak bir engel değil; aksine, kadının hayata bakışı gazetecilik alanını daha coşkulu ve gerçekçi kılıyor.”

Metin Yoksu – Bağımsız Gazeteci: Kürt gazeteciler birlik olmalı

"Kürt Gazetecilik Günü kutlu olsun. Ben Türkçe yazmak zorunda olan ama Kürtçe konuşan ve Kürtçe görüntülü haberler yapan biriyim. Aynı zamanda Kürt şehirlerinde Kürt perspektifiyle gazetecilik yapan biriyim. İşsizlik ve kısıtlı iş imkanları bu alandaki en büyük sorunlar arasındadır. Kürtçe veya Türkçe yayın yapan Kürt medyası çok az olduğu için çoğu zaman merkez-batı medyasına dayanmak zorunda kalıyoruz. Kürtlerin gündemi çoğunlukla Türk medyasının bakış açısıyla aktarılıyor. Bu durum, şehirlerin sorunlarının ve Kürt toplumunun gündeminin ya eksik ya da yüzeysel aktarılmasına neden oluyor.

Öte yandan Kürt medyası tamamen bağımsız değildir. Ya devletin etkisi altında ya da Kürt siyasetinin egemenliği içinde çalışıyor. Bu durum özgür ve bağımsız gazeteciliğin önünü ciddi şekilde kapatıyor. Ancak Kürt kamuoyu bizden eleştirel, araştırmacı ve aynı zamanda entelektüel bir gazetecilik üretmemizi bekliyor. Maalesef bu beklentiyi karşılayabilecek kurum sayısı çok az. Bugün kuzeyde Kürt medyası; Rûdaw, K24 ve Mezopotamya Ajansı gibi mecralar arasında sıkışmış durumda. Her ne kadar bu kurumların her biri kendi alanında önemli çalışmalar yürütse de bunların dışında güçlü ve bağımsız bir Kürt medyasının olmayışı doğrudan işsizliğe yol açıyor.

Halbuki iş dünyasının bağımsız medya girişimlerine ve bireysel gazetecilere daha büyük destek vermesi gerekir. Kürt medyasının bağımsızlığı gazetecilerin birleşmesine bağlıdır. Her şehirde kendi alanında başarılı isimler var. Ancak Kürtler nasıl 'Kürt ulusal birliği' için bir araya gelemiyorsa, gazetecilik alanında da bir araya gelemiyorlar. Batıdaki (Rojava) gazeteciler her zaman birlik oluyorlar; ortak yayınlar çıkarıyorlar. Ama burada kimse diğerinin haberini bile paylaşmıyor. Eğer Kürt gazeteciliğini geliştirmek istiyorsak bir dayanışma yolu bulmalıyız. Rojava'da gazetecilik aydınların işi olarak görülüyor; Kuzey Kürdistan'da ise maalesef genellikle kıymetsiz bir iş olarak görülüyor. Bu zihniyet kırılmalı ve Kürt gazeteciliğinin üzerindeki yükün ağırlığı tanınmalıdır."

Emin Aba - RûpelNews Koordinatörü: Profesyonel yönetim ve ekonomik güvence medyanın geleceği için şarttır

“Kürt halkı medyasına iyi bir ilgi gösteriyor ancak Kuzey'de Kürtçe (Kurmanci ve Zazaki) bölümlere olan ilgi maalesef beklentilerin altındadır. Bu durum, Kürtçe çalışan muhabirlerin motivasyonunu olumsuz etkiliyor. Kürt medyasının en büyük sorunlarından biri ekonomik imkansızlıklardır. Çok değerli gazetecilerimiz var ancak emeklerinin karşılığı verilmediği için farklı mecralarda ve farklı dillerde işlerini yapmak zorunda kalıyorlar. Öte yandan, medya kuruluşu sahiplerinin ve genel müdürlerinin kişisel duygu ve hırslarını işe karıştırmaları profesyonel gelişimin önünü kesiyor. Çok daha profesyonel bir yönetime ihtiyaç var.

Bunlar iç sorunlar elbette, ancak dışarıda da baskı, sansür ve engellemeler gazetecilerin omuzlarında ağır bir yük. Siyasi kurumlar gerekli ağırlıklarını koymadıkları için gazeteciler baskılar karşısında savunmasız kalıyor. Yeni bir heyecanla işe başlayan medya kurumları link engellemeleriyle karşılaşıyor ve bir haber yüzünden bir web sitesinin tüm emeği boşa çıkarılıyor.

Tüm bu sorunlara rağmen Kürt medyası büyüyor; özellikle genç nesil büyük bir merakla bu alana yöneliyor. Gelecek için medya okullarının ve profesyonel kursların açılması Kürt gazetecilerin kariyer gelişimine yardımcı olacaktır. Siyasi kurumların bu konuda imkan yaratma noktasında daha aktif olması gerekiyor.”

Paylas: