Kürt Akademisyen Şükriye Bradostî: Batı Kürtleri güvenlik aracı olarak gördü, İsrail aynı hatayı yapmamalı
RûpelNews -
Haber: Ruken Hatun Turhallı
Londra’da Yahudi-Kürt ağı tarafından düzenlenen konferansta Ortadoğu’da ortaya çıkan yeni stratejik mimarinin ele alındığı panele katılan Bradostî, bölgenin 7 Ekim’den bu yana önemli ölçüde değiştiğini ifade etti.
Şükriye Bradostî, Londra’daki Kürt-Yahudi Konferansı’nda: Pehlivilerin Kürtlere yönelik nefret söylemi, İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı güçlü bir ittifakın oluşmasının önündeki engeldir.
Bradostî, bu değişimin en az üç temel boyutu bulunduğunu belirterek, yerel çatışmaların giderek bölgesel güvenlikle daha fazla iç içe geçtiğini, gri alan rekabeti ile doğrudan devletler arası çatışma arasındaki sınırın belirsizleştiğini ve devletler ile devlet dışı aktörlerin ittifaklar, caydırıcılık ve güvenlik iş birliğine ilişkin eski varsayımlarını yeniden değerlendirdiğini söyledi.
“Kürtler krizlerde hatırlandı, diplomasi başlayınca unutuldu”
Kürtler açısından Batılı güçlerle onlarca yıllık ilişkilerden önemli dersler çıkarılması gerektiğini vurgulayan Bradostî, Kürtlerin çoğu zaman yalnızca güvenlik perspektifinden değerlendirildiğini belirtti.
Bradostî, “Kürtler çok sık bir şekilde güvenlik aracı olarak görüldü; savaş ve kriz dönemlerinde hatırlandılar, ancak kriz sona erip diplomasi başladığında unutuldular” dedi.
Kürt toplumunun dini çeşitliliğine dikkati çekti
Bradostî, Kürt toplumunun Ortadoğu’nun dini açıdan en çeşitli topluluklarından biri olduğunu belirtti. Kürtlerin çoğunluğunun Sünni Müslüman olduğunu ancak Kürtler arasında Şii ve Alevilerin yanı sıra Ezidiler, Hristiyanlar ve Yahudilerin de bulunduğunu ifade eden Bradostî, bu çeşitliliğin farklı inanç ve toplulukların uzun bir tarih boyunca bir arada yaşamasının sonucu olduğunu söyledi.
Bradostî, bugün yüz binlerce İsraillinin Kürt Yahudi mirasına sahip olduğunu, Filistinliler arasında da Kürt kökenli ailelerin bulunduğunu belirtti.
“İsrail ile Kürtler arasında resmi stratejik ittifak yok”
Kürt-İsrail ilişkilerine de değinen Bradostî, yaygın varsayımların aksine İsrail ile Kürtler arasında resmi bir stratejik ittifak bulunmadığını söyledi.
İsrail’in değişen bölgesel düzende Kürt aktörlerle anlamlı bir ortaklık kurmak istemesi halinde, geçmişte Batılı güçlerin izlediği yaklaşımı tekrarlamaması gerektiğini vurgulayan Bradostî, Kürtlerin yalnızca bölgesel çatışmalar sırasında ihtiyaç duyulan “faydalı ortaklar” olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
Bradostî, kalıcı bir ortaklığın karşılıklı çıkarlar, siyasi tanıma ve ortak stratejik hedefler temelinde uzun vadeli bir ilişki olarak inşa edilmesi gerektiğini söyledi.
Ortadoğu’nun stratejik mimarisinin değiştiğini belirten Bradostî, açıklamasını şu soruyla tamamladı: “Kürtlere yönelik politikalar da bu değişimle birlikte değişecek mi?”