TR KU AR
FB X IG
Kürdistan

Kürd Millî Platformu: Silahların susması, hakların susması anlamına gelmemelidir

📅 08 Eylül 2026 23:53
Kürd Millî Platformu, Kürt meselesinin barışçıl ve demokratik siyaset yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu. Platform, “Bizler barışa karşı değil, kalıcı, adil ve onurlu barışın savunucularıyız” ifadelerini kullandı.

RûpelNews - Kürd Millî Platformu X hesabından yaptığı açıklamada, şiddetin sona ermesi ve Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmesi gerektiği belirtildi. Barış yönünde atılan her adımın, kimden gelirse gelsin değerli bulunduğu ifade edildi.
Ancak kalıcı ve onurlu bir barışın Kürt halkının millî kimliğinden, kolektif haklarından ve geleceğini belirleme iradesinden vazgeçmesi anlamına gelemeyeceği savunuldu.

“Silahların susması, hakların da susması anlamına gelmemelidir”

Platform, PKK’nin silah bırakması karşılığında yapılacak hukuki düzenlemeleri olumlu bulduğunu belirterek, asıl ihtiyacın Kürdlerin millî ve kolektif haklarını güvence altına alan yasal ve anayasal düzenlemeler olduğunu kaydetti.
Açıklamada, “Silahların susması, hakların da susması anlamına gelmemelidir” denildi.

Gerçek demokratik birlikteliğin sağlanabilmesi için şu talepler sıralandı:
1 - Kürt halkının millî varlığının anayasal olarak tanınması.
2 - Kürtçenin eğitimde ve kamusal yaşamda güvence altına alınması.
3 - Kürt halkının demokratik iradesinin ve kendi yaşam alanları üzerindeki söz hakkının güçlendirilmesi.
4 - Yerel yönetimlerin demokratikleştirilmesi ve güçlendirilmesi.

Platform, bu adımların atılmaması ve yalnızca silah bırakılması, Kürt kurumlarının tasfiyesi ile mevcut sisteme eklemlenmenin hedeflenmesi halinde ortaya çıkacak tablonun “demokratik birliktelik değil, güvencesiz tasfiye” olacağını savundu.

“Kürt halkının geleceği tek bir kişi, parti veya örgüte bırakılamaz”

Açıklamada Kürt siyasetinde çoğulculuk çağrısı da yapıldı. Kürt halkının geleceğinin tek bir kişi, parti veya örgüte bırakılamayacağı belirtilerek, hiçbir yapının Kürt halkının “tek ve değişmez temsilcisi” olmadığı ifade edildi.
Bu kapsamda farklı siyasi çevreleri, aydınları ve akademisyenleri bir araya getirecek bağımsız bir Kürt Millî Konferansı toplanması çağrısı yapıldı.

Platform, böyle bir konferansın Kürd halkının asgari millî taleplerini belirlemesi ve devletle yapılacak görüşmelerin temel ilkeleri ile yol haritasını ortaya koyması gerektiğini belirtti.

“Bağımsız, çoğulcu ve demokratik bir siyasal mücadele hattı”

Kürd Millî Platformu açıklamasının sonuç bölümünde barışa karşı olmadığını vurgulayarak, “kalıcı, adil ve onurlu barışın savunucuları” olduğunu ifade etti.

Barışın Kürtlerin kimliklerinden, dillerinden, millî haklarından ve özgür bir gelecek kurma iradelerinden vazgeçmeleri üzerine kurulamayacağı belirtilen açıklamada, Kürt halkının ihtiyacının “şiddetten uzak, bağımsız, çoğulcu, demokratik ve millî haklara dayanan açık ve kararlı bir siyasal mücadele hattı” olduğu savunuldu.

“Bu sürece üçüncü bakış açısıdır”

Platform açıklamanın sonunda ise sürece ilişkin değerlendirmesinin “üçüncü bir bakış açısı” olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu sürece üçüncü bakış açısıdır. Kürtlerin çoğunluk görüş ve taleplerinin bu olduğu kanaatindeyiz. Diğer muhatapların bunu bilmesini istiyoruz.
Hükümet kamuoyuna içtenlikle yapılan hataları, Kürtlere yaşatılan acı ve oluşan travmaları açıklamalıdır. Bu, istenilen ortaklaşma için gerekli güvenin oluşmasının olmazsa olmaz şartıdır.”

Platformu'un açıklamasının tamamı ise şöyle:

KÜRD MİLLÎ PLATFORMU’NDAN KAMUOYUNA

HAKİKİ BARIŞ, ANAYASAL GÜVENCE VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İLE MÜMKÜNDÜR

Kürd Millî Platformu olarak şiddetin sona ermesini ve Kürd meselesinin barışçıl, demokratik siyaset yoluyla çözülmesini savunuyoruz. Barış yönünde atılan her adımı, kimden gelirse gelsin değerli buluyoruz.
Ancak barış, Kürd halkının millî kimliğinden, kolektif haklarından ve geleceğini belirleme iradesinden vazgeçmesi anlamına gelemez. Kalıcı ve onurlu barış; Kürd halkının varlığının, dilinin, kimliğinin ve demokratik iradesinin anayasal güvence altına alınmasıyla mümkündür.
PKK’nin silah bırakması karşılığında yapılacak hukuki düzenlemeleri olumlu buluyoruz. Ancak asıl ihtiyaç, Kürdlerin millî ve kolektif haklarını güvence altına alan yasal ve anayasal düzenlemelerdir.
Silahların susması, hakların da susması anlamına gelmemelidir.

GERÇEK DEMOKRATİK BİRLİKTELİK İÇİN

📌Kürd halkının millî varlığı anayasal olarak tanınmalıdır.
📌Kürdçe, eğitimde ve kamusal yaşamda güvence altına alınmalıdır.
📌Kürd halkının demokratik iradesi ve kendi yaşam alanları üzerindeki söz hakkı güçlendirilmelidir.
📌Yerel yönetimler demokratikleştirilmeli ve güçlendirilmelidir.
Bunlar sağlanmadan sadece silah bırakılması, Kürd kurumlarının tasfiyesi ve mevcut sisteme eklemlenme hedefleniyorsa, bunun adı demokratik birliktelik değil, güvencesiz tasfiyedir.

ÇOĞULCU KÜRD SİYASETİ VE MİLLÎ KONFERANS

Kürd halkının geleceği tek bir kişi, parti veya örgüte bırakılamaz. Hiçbir yapı Kürd halkının tek ve değişmez temsilcisi değildir.
Bu nedenle farklı siyasi çevreleri, aydınları ve akademisyenleri bir araya getirecek bağımsız bir Kürd Millî Konferansı toplanarak Kürd halkının asgari millî taleplerini, devletle yapılacak görüşmelerin temel ilke ve yol haritasını belirlemelidir.

SONUÇ

Bizler barışa karşı değil, kalıcı, adil ve onurlu barışın savunucularıyız.
Barış; Kürdlerin kimliklerinden, dillerinden, millî haklarından ve özgür bir gelecek kurma iradelerinden vazgeçmeleri üzerine kurulamaz.
Kürd halkının ihtiyacı; şiddetten uzak, bağımsız, çoğulcu, demokratik ve millî haklara dayanan açık ve kararlı bir siyasal mücadele hattıdır."
KÜRD MİLLÎ PLATFORMU

Paylas: