TR KU AR
FB X IG
Dünya

İran’da değişim çağrısı: Özerklik, eşitlik ve özgürlük

Gülbahar Altaş
Editor
📅 28 Şubat 2026 17:52
Uluslararası katılımla düzenlenen konferansta konuşan İran Ulusal Direniş Konseyi (NCRI) lideri Meryem Recevi, Ramazan ayını “ayaklanma ve devrim ayı” olarak nitelendirdi. Recevi, din temelli yönetimin sona erdirilmesi ve İran’da demokratik bir cumhuriyetin kurulması çağrısında bulundu.

RûpelNews - İran Ulusal Direniş Konseyi (NCRI), İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları başlattığı 28 Şubat sabahında, ülkeyi “diktatörlükten demokratik bir cumhuriyete dönüştürmeyi” hedefleyen 10 maddelik yol haritasını açıkladı.

Plan; Rojhilat için özerklik, laik yönetim ve nükleer silahlardan arındırılmış bir İran vaat ediyor.

Konseyin geçici hükümet kanadı, seçilmiş başkan Meryem Recevi’nin hazırladığı planı saldırıların sürdüğü saatlerde yeniden gündeme taşıyarak halka “özgürlük ve değişim” çağrısı yaptı. Yol haritası, mevcut yönetim kurumlarının feshedilmesini ve laik bir sistemin inşasını öngörüyor.

Plan ayroca,“İran Kürdistanı” (Rojhilat) için özel bir özerklik planı uygulanacağını ve Kürt halkının kimlik haklarının iade edileceğini taahhüt ediyor.

Dini yönetimin reddi ve temel özgürlükler

Planın ilk maddesinde, “Vela-yi Fakih” sistemi tamamen reddedilerek evrensel oy hakkına ve çoğulculuğa dayalı bir cumhuriyet modeli öneriliyor.
İkinci maddede ise ifade, basın, siyasi parti kurma, toplantı ve internet özgürlüğü talep ediliyor. Ayrıca Devrim Muhafızları, Kudüs Gücü, Besic milisleri, İstihbarat Bakanlığı ve Kültür Devrimi Konseyi gibi yapılarının feshedilmesi gerektiği belirtiliyor.

Laiklik ve insan hakları vurgusu

Recevi’nin vizyonunda devlet ile din işlerinin tamamen ayrılması savunuluyor.
Planın üçüncü ve dördüncü maddelerinde işkencenin yasaklanması, idam cezasının kaldırılması ve inanç özgürlüğünün güvence altına alınması öngörülüyor. Tüm düzenlemelerin BM Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi ile uyumlu hale getirilmesi hedefleniyor.

Kadın hakları ve toplumsal eşitlik

Beşinci maddede, toplumsal yaşamın her alanında tam cinsiyet eşitliği savunuluyor. Buna göre kadınların siyasi liderliğe eşit katılımı sağlanacak; “iffet yasaları” ve zorunlu kılık-kıyafet uygulamaları kaldırılacak. Eğitim, istihdam, evlilik ve boşanma haklarının anayasal güvence altına alınacağı ifade ediliyor.

İran Kürdistanı’na özerklik vaadi

Etnik haklara ayrılan başlıkta, İran’daki tüm ulus ve etnik gruplara yönelik “çifte adaletsizliğe” son verilmesi çağrısı yapılıyor. NCRI, bu kapsamda “İran Kürdistanı” (Rojhilat) için özel bir özerklik planı uygulanacağını ve Kürt halkının kimlik haklarının iade edileceğini taahhüt ediyor.

Hukuk sistemi ve serbest piyasa modeli

Altıncı maddede şeriat hukukunun kaldırılması ve Devrim Mahkemeleri’nin kapatılması öngörülüyor. Bunun yerine masumiyet karinesi ve savunma hakkına dayalı, uluslararası standartlarda bağımsız bir yargı sistemi kurulması hedefleniyor.
Sekizinci maddede ise işçi, öğretmen ve emeklilerin haklarını koruyan adil bir serbest piyasa ekonomisi vaat ediliyor.

Nükleersiz ve barışçıl bir İran hedefi

Planın son iki maddesi çevre ve dış politikaya odaklanıyor. Dokuzuncu maddede çevresel mirasın korunması ve yeniden inşası hedeflenirken, son maddede “nükleer silahlardan ve kitle imha silahlarından arındırılmış bir İran” vizyonu ortaya konuluyor.
Muhalifler, uluslararası toplumla iş birliği içinde, bölgede barışı önceleyen yeni bir devlet yapısı kurmak istediklerini vurguluyor.

Alternatif var mesajı

Konferansta konuşan Meryem Recevi, Ramazan ayının yalnızca dini bir dönem değil, aynı zamanda adalet ve özgürlük mücadelesinin simgesi olduğunu söyledi. İran’da hayatını kaybeden protestocuları anan Recevi, “Hangi suçtan öldürüldüler?” sorusunun toplumun vicdanında yankılandığını dile getirdi.

Recevi, mevcut yönetime karşı örgütlü ve hazır bir demokratik alternatif bulunduğunu savunarak bu alternatifin İran Ulusal Direniş Konseyi olduğunu ifade etti. Konseyin 40 yılı aşkın süredir hem diktatörlüğe hem de dışa bağımlılığa karşı mücadele verdiğini belirtti.

Ne şah ne mollalar

Recevi, İran’ın geleceğinin ne monarşi kalıntılarında ne de mevcut dinî yönetimde olduğunu söyledi. Çözümün demokratik bir cumhuriyet modeli olduğunu dile getiren muhalif lider, “Çözüm, halkın ve örgütlü direnişin rejimi devirmesidir” dedi.
Bölgedeki krizlerin temel kaynağının İran’daki din temelli yönetim olduğunu savunan Recevi, rejimin sona ermesi halinde Orta Doğu’da barış ve istikrarın güçleneceğini öne sürdü.

Uluslararası topluma çağrı

Konuşmasının sonunda Müslüman ülkelere ve uluslararası topluma seslenen Recevi, İran halkının mücadelesinin tanınmasını istedi. Rejime yönelik “yatıştırma politikalarının” terk edilmesi gerektiğini belirten muhalif lider, İranlı gençler ve siyasi tutuklularla dayanışma çağrısı yaptı.

Konferans, İran’daki gelişmelerin bölgesel etkileri ve muhalefetin yol haritasına ilişkin değerlendirmelerle sona erdi.
 

Paylas: