Gazeteci-yazar Ali Bayramoğlu: Entegrasyon asimilasyonun bir altıdır
RûpelNews - RûpelNews’e konuşan gazeteci-yazar Ali Bayramoğlu, Kürt meselesi, çözüm süreci ve Ortadoğu’daki Kürtlerin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Geçmişte kullandığı “ırmaklar Kürtlerden yana akıyor” ifadesinin bugün de büyük ölçüde geçerli olduğunu belirten Bayramoğlu, Kürtlerin gelecekteki siyasal rolünün yalnızca devletleşme üzerinden okunmaması gerektiğini söyledi.
Daha önce yaptığı değerlendirmelerde süreçlerin Kürtler lehine ilerlediğini ifade ettiğini hatırlatan Bayramoğlu, bugün de aynı görüşü koruduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Tabii sular azalıyor, ırmakların debisi de azalıyor. Fakat istikamet olarak Kürtlerin içinde bulundukları genel durum, arayışları ve talepleri açısından baktığımız zaman önümüzdeki yılların Kürtler için önemli, kurucu yıllar olabileceğini düşünüyorum. Hâlâ ırmağın Kürtlerden yana akmakta olduğunu düşünüyorum.”
“Rojava’daki gelişmeler tabloyu değiştirmişti”
Geçmiş yıllarda bu değerlendirmeyi yaptığı dönemde şartların farklı olduğunu belirten Bayramoğlu, Suriye’deki Kürt yapılanmasına işaret ederek şöyle devam etti:
“Rojava, Suriye içinde bir Kürt alanı olarak tebarüz ediyordu. Türkiye’nin Kürt siyasi hareketi güçlenip yerleşiyordu. Dolayısıyla orada bir kurumlaşma, devletleşme ihtimali vardı.” Bugün birçok gelişmenin tersine döndüğünü kaydeden Bayramoğlu, buna rağmen Kürt siyasal varlığının gelecekte daha da derinleşeceği görüşünü savunarak, “Kürt varlığının siyasallaşıp derinleşeceğini düşünüyorum. Bu belki devlet biçiminde olmayabilir ama başka formlarla mutlaka ortaya çıkacak bir durumdur” şeklinde konuştu.
“Kürtler Ortadoğu’nun kurucu unsuru olabilir”
Kürtlerin dört farklı ülke arasında bölünmüş halde yaşamaya devam ettiğini belirten Bayramoğlu, her ülkedeki koşulların farklı olduğunu söyledi.
Kürt siyasetinde bağımsızlık ve birleşik Kürdistan fikrinin önemli idealler olmaya devam ettiğini ifade eden Bayramoğlu, “Bir ideal herkesin bağımsız bir Kürt alanı oluşturmasıdır. İkinci büyük ideal ise birleşik bir Kürt vatanı, yani Kürdistan devletidir. Ancak bunlar bugünün siyasi imkanlarıyla çok gerçekçi görünmüyor. Kürtler bulundukları ülkelerin rejimleri ve diğer halklarıyla etkileşim içerisinde hem kendilerini hem de o toplumları dönüştürebilirler. Bu anlamda Kürtler Ortadoğu’nun önümüzdeki yıllarda kurucu unsurlarından biri olabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Öcalan’ın önerdiği entegrasyon
Mevcut çözüm sürecine de değinen Bayramoğlu, Abdullah Öcalan’ın Kürtlerin yaşadıkları ülkelerde yeni bir toplumsal ve siyasal sözleşmenin parçası olması yönündeki yaklaşımını desteklediğini belirtti. Ancak “entegrasyon” kavramına karşı çıktığını vurgulayan Bayramoğlu, “Çünkü entegrasyon kelimesinin problemli olduğunu düşünüyorum. Sürece karşı değilim. Ama entegrasyon kelimesinin eksik tanımladığını düşünüyorum. Entegrasyon diğeri gibi olmaktır, asimilasyonun bir altıdır. Doğru kavram eklemlenmedir” dedi.
Bayramoğlu, entegrasyonun Kürtlerin durumunu eksik tanımladığını savunarak, bunun yerine “eklemlenme” kavramının daha doğru olduğunu ifade etti. “Bir rejime, bir toplumsal dokuya, bir toplumsal sözleşmenin parçası olmaya doğru ilerlemek, ona eklemlenmek; kendi varlığını koruyarak ve orayı çoğulculaştırarak yol almaktır” diye konuştu.
Kürtlerin kimliklerini ve bütünlüklerini kaybetmeden yaşadıkları ülkelerin siyasal yapısına katılabileceğini belirten Bayramoğlu, bu sürecin karşılıklı bir dönüşüm yaratacağını söyledi. “Eklemlenme hem diğer kesimlerle etkileşime girmeni, onları etkilemeni ve dönüştürmeni sağlar hem de kendi dönüşümüne kapı açar” ifadelerini kullandı.
“Artık Kürtler için siyaset çağı başladı”
Kürt siyasetinin geleceğinin artık siyasal mücadele ve demokratik mekanizmalar üzerinden şekilleneceğini belirten Bayramoğlu, “Artık Kürtler için siyaset çağı başladı. Başka yol yok” ifadelerini kullandı.
Önümüzdeki dönemde siyasal süreçlerin belirleyici olacağını vurgulayan Bayramoğlu, “Bu siyaset mekanizmasının üstünden nehir nasıl akacak, bunu zaman gösterecek. Ama ben bunun Kürtlerin lehine akacağını düşünüyorum” dedi.
Kürtlerin yaşadıkları ülkelerde demokratikleşme süreçlerinde kurucu bir rol üstlenebileceğini ifade eden Bayramoğlu, “Şu anda en aktif nüfus ve en kurucu dinamik onlar” değerlendirmesinde bulundu.