TR KU AR
FB X IG
Türkiye

Füsun Demirel: Kürt kimliği ve dili kabul edildiğinde gerçek barışa inanacağım

Haber Merkezi
Editor
📅 27 Ağustos 2026 22:09
Sanatçı Füsun Demirel, çözüm süreci kapsamında silahların susmasını olumlu bulduğunu belirterek kalıcı barış için, "Kürt kimliği ve Kürt dili kabul edildiğinde gerçek barışa inanacağım. Barış ötekinin hikayesini duyabilme kapasitesidir." dedi.

RûpelNews - Sanatçı Füsun Demirel, çözüm sürecine ilişkin ANF’den Ali Barış Kurt’un sorularını yanıtladı. 

Sanatın toplumsal işlevinin insanları “öteki”nin hikâyesiyle buluşturmak olduğunu ifade eden Demirel, sanat eserlerinin izleyiciyi farklı bir hayatın içine sokarak ön yargıları sorgulatabildiğini ifade etti. Bu noktada Büyük Adam Küçük Aşk filmini örnek gösteren Demirel, filmdeki Rıfat Bey ve Hejar karakterleri üzerinden sevgi, vicdan ve empatinin toplumsal dönüşüm yaratabileceğini vurguladı.

"Kürt kimliği ve dili kabul edildiğinde gerçek barışa inanacağım"

Kürt kimliğinin tanınması ve görünür olmasının eşit ve barışçıl yaşam için önemli olduğunu vurgulayan Demirel sözlerini şöyle sürdürdü:

“Başta Kürtçe olmak üzere farklı dillerin sanattaki görünürlüğü artabilir. Kürtçe ve Türkçe üretilebilecek eserlerle ilgili çalışmalar çoğalır. Bundan sonra mesela müziğine hayranlık duyduğum ‘Koma Amed’ grubu Karadeniz turnesi yapabilmelidir. Kürt kimliği, Kürt dili gerçekten kabul edildiğinde gerçek barışa inanacağım."

"Barış, 'öteki'nin hikayesini duyabilmektir"

Demirel çözüm için barıştan başka bir yolun olmadığını belirterek şunları söyledi:

"Barış sadece siyasi bir akit değildir. Aynı zamanda toplumda birbirinin, ‘öteki’nin hikayesini duyabilme kapasitesidir. mutlak barış tek umudumuz. Elbette sonrasında suskunluk dönemlerinin hikâyeleri ortaya çıkar. Savaş, çatışmalar, asker ölümleri, zorunlu göç, köy baskınları, faili meçhuller, yas, sürgün, ilticalar, cezaevleri gibi geçmişte belki de anlatamadığımız, yasaklar ve engellerle karşılaştığımız hikâyeler anlatılmaya başlanır."

"Evlatlarını yitirmiş Türk ve Kürt anaları kucaklaşmalı"

Türk ve Kürt annelerinin acılarını anlayabildiğini belirten Demirel, şöyle devam etti:

“Bir barış gelecek ise önce acılar yaşamış, evlatlarını yitirmiş Türk ve Kürt anaları kucaklaşmalı. Ne yazık ki toplumdaki ön yargıların ve kutuplaştırıcı dilin bu süreci zorlaştırabileceğini de görüyoruz. Ancak ne olursa olsun bu coğrafyanın insanlarının vicdanına, yüreğinin güzelliğine, sağduyusuna güveniyoruz."

 

Paylas: