Erdogan'dan Rojava çikisi: "2 hafta içinde"
PeyamaKurd- Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 2019-2020 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni'ne katılan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında, ‘Güvenli Bölge’ ile ilgili iki hafta içinde bir sonuç çıkmaması halinde kendi hareket planlarını deveye sokacaklarını belirtti.
ABD ve Türk makamları arasında ortak mutabakat sonucu oluşturulan Güvenli Bölgeye ilişkin Türkiye’nin itirazları devam ediyor. Kapsamı ve koşulları ABD ile müzakere edilen Güvenli Bölge uygulamasına ilişkin itirazlarını zaman zaman sertleştiren Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Önümüzdeki aylarda yaşanacak gelişmeler, Suriye krizinin suhuletle mi çözüleceği, yoksa derinleşeceği mi hususunda belirleyici olacaktır” dedi.
2019-2020 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni'nde konuşan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:
Kendi Harekat Planımızı Devreye Sokacağız
“Dün Putin ve Ruhani ile Astana platformunun beşinci zirvesini gerçekleştirdik. Suriye’deki insani ve siyasi kriz konusunda önemli kararlar aldık. En önemli kararlardan biri Anayasa Komitesi üyelerinin onaylanmasıdır. Komitenin oluşumundaki tüm pürüzler giderildi. İdlib’deki sıkıntılı durumun giderilmesi için görüş birliğine varıldı. İfade ettiğimiz gibi iki hafta içerisinde sonuç çıkmazsa kendi hareket planlarımızı devreye sokacağız.”
Laf Bizi Doyurmuyor, İcraat Bekliyoruz
“Avrupa ülkelerinden İdlib ve Fırat’ın doğusu konusunda güçlü bir destek bekliyoruz. Laf bizi doyurmuyor. İcraat bekliyoruz. Şu anda bizler 3 milyon 600 bin mülteciyi ülkemizde ağırlıyoruz, dünyada bunun benzeri yok. Öyleyse Batı da bunun benzerini yapması lazım. Şayet İdlib’de sükuneti hızla sağlamazsak bu bölgede yaşayan 4 milyon insanın yükünü kaldıramayacağımızı açıkça söylüyoruz.
Rojava’ya 3 Milyon Mülteci
Fırat’ın doğusunu güvenli hale getirmek suretiyle buraya güvenli bölgenin derinliğine bağlı olarak 2 ile 3 milyon arasında halen ülkemizde ve Avrupa’da yaşayan Suriyeli sığınmacıyı iskan edebiliriz.
Önümüzdeki aylarda yaşanacak gelişmeler, Suriye krizinin suhuletle mi çözüleceği, yoksa derinleşeceği mi hususunda belirleyici olacaktır. Türkiye olarak kendi güvenliğimiz ve Suriyeli kardeşlerimizin geleceği için ilkeli tutumumuzu devam ettirmekte kararlıyız.”