Dünyanın kadın olmak için en iyi ülkesi
RûpelNews - Yaklaşık 400 bin nüfuslu İzlanda bugün yalnızca yanardağları, gayzerleri ve kuzey ışıklarıyla değil, kadınların yarım yüzyılı aşan mücadelesi sonucunda elde edilen sosyal ve siyasi kazanımlarla göze çarpıyor.
Dünya Ekonomik Forumu'nun her yıl hazırladığı Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi'ne göre cinsiyet uçurumunu en iyi kapatan ülke İzlanda.
16 yıldır ilk sırada yer alan ülkenin bu noktaya gelmesinde, kadınların onlarca yıl süren mücadelesi, siyasi temsilin artması ve sosyal politikalar etkili oldu.
Bu mücadelenin en önemli dönüm noktalarından biri 24 Ekim 1975’te yaşandı. O gün İzlanda’daki kadınların yaklaşık yüzde 90’ı ücretli ya da ücretsiz işlerini bırakarak ülke çapında bir “kadın grevi” düzenledi. Kadınlar, işgücündeki dezavantajlı konumlarını ve ev içindeki görünmeyen emeklerini protesto ederken, ülkenin kadınların emeği olmadan işlemesinin mümkün olmadığını göstermeyi amaçladı.
Eylemden beş yıl sonra İzlanda, dünya çapında demokratik bir seçimle göreve gelen ilk kadın devlet başkanını seçti. Vigdís Finnbogadóttir, 1980’de oyların yüzde 33,6’sını alarak devlet başkanı oldu ve 16 yıl görev yaptı. Bekar bir anne olarak göreve seçilen Vigdís, ülkede kadınların siyasetteki görünürlüğü açısından önemli bir simge haline geldi.
Yönetimde kadın hakimiyeti öne çıkıyor
Bugün İzlanda’da devlet başkanı, başbakan ve koalisyon hükümetindeki partilerin liderleri kadın. Parlamentodaki 63 sandalyenin 29’u da kadın milletvekillerine ait. Kadınlar ayrıca dini kurumlar ve güvenlik bürokrasisi gibi geçmişte erkeklerin ağırlıkta olduğu alanlarda da üst düzey görevlerde bulunuyor.
2009’da Jóhanna Sigurdardóttir’in başbakan olmasıyla İzlanda, dünyanın ilk açık eşcinsel hükümet liderine de sahip oldu.
Türkiye 135. sırada
Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre dünyada henüz hiçbir ülke kadınlarla erkekler arasındaki eşitsizliği tamamen ortadan kaldıramadı. İzlanda ise cinsiyet uçurumunun yüzde 92,6’sını kapatarak ilk sıradaki yerini korudu. Aynı listede 148 ülke arasında 135’inci sırada bulunan Türkiye’nin oranı yüzde 63,3 olarak hesaplandı.
İzlanda’nın başarısında ücret eşitliğini destekleyen yasal düzenlemeler de önemli rol oynuyor. Ülkede şirketler ve kamu kurumları, kadınlarla erkeklere benzer işler için farklı ücret ödemediklerini kanıtlamak zorunda. En az 25 çalışanı bulunan işletmeler, eşit ücret standardını karşıladıklarını belgeleyememeleri halinde yaptırımlarla karşılaşabiliyor.
2008’de yaşanan büyük ekonomik kriz de kadınların üst düzey görevlere gelmesinde yeni bir dönem başlattı. Kriz sonrasında bankacılık, polis, cezaevi yönetimi, spor federasyonları ve dini kurumlar dahil birçok alanda kadınlar ilk kez yönetici pozisyonlarına yükseldi. İzlanda, ekonomik çöküşten yaklaşık bir yıl sonra Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’nin zirvesine çıktı. (BBC)