TR KU AR
FB X IG
Türkiye

Araştırma: Sosyal medyada sürece güven düşük

İhsan Yalın
Şef Editör
📅 26 Şubat 2026 07:03
SAMER tarafından yapılan araştırmaya göre, sosyal medyada çözüm sürecine yönelik güvensizlik duygusu öne çıktı.

RûpelNews - SAMER Saha Araştırmaları Merkezi; Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu’na kamuoyuna sunulmasından önce (11-18 Şubat 2026) ve sonra (18-24 Şubat 2026) atılan tweet içeriklerinin nitel analizi üzerine bir değerlendirme yaptı.

Tweet içerikleri üzerinden yürütülen değerlendirmenin, farklı toplumsal kesimlerin barış, adalet, güven ve temsil kavramlarına nasıl anlam yüklediğini görünür kılmayı amaçladığı ifade edildi.

Bulguların, tartışmaların yalnızca rapor metniyle sınırlı kalmadığını; tarihsel hafıza, siyasal güven ilişkileri ve kolektif beklentiler ekseninde çok katmanlı bir söylem alanı oluştuğunu gösterdiğine yer verildi. Bu bağlamda çalışmanı, sosyal medyanın kamusal duygu durumlarını ve siyasal algıları anlamada sunduğu önemli veriyi ortaya koyduğu kaydedildi.

Rapor öncesi tweetler: Beklenti, kuşku mesafe

Raporun kamuoyuna sunulmasından önceki paylaşımlarda belirgin biçimde öne çıkan temel duygunun, “güvensizlik” olduğu ifade edilen değerlendirmede, paylaşımlarda sürecin kendisine yönelik güçlü bir kuşku hali dikkat çektiği vurgulandı.

Değerlendirmede şunlar yer aldı:

“Özellikle sürecin gerçek bir çözüm iradesi taşımadığı, devletin geçmiş deneyimler nedeniyle samimiyet sorunu ürettiği ve yaşananların oyalama ya da zamana yayma stratejisinin parçası olduğu yönündeki ifadeler yoğunluk kazanmaktadır.

Bazı paylaşımlarda sürecin Kürt kimliğini tanımaya değil, entegrasyon ya da asimilasyon riskine açık bir çerçevede ilerleyebileceği yönünde eleştiriler dikkat çekmektedir. Genel olarak rapor öncesi tweetler, barış fikrine kategorik bir karşıtlıktan ziyade; meşruiyet, adalet ve kimlik eksenlerinde yoğunlaşan güçlü bir temkinli beklenti rejimi ortaya koymaktadır.

Rapor sonrası tweetler: Kürtlerin beklentileri neydi, neden karşılanmadı?

SAMER’in değerlendirmesine göre rapor sonrası atılan tweetler, Kürtlerin metinden temel beklentisinin “bir metin yayınlanması” değil; Kürt meselesinin güvenlik parantezinden çıkarılması ve somut, bağlayıcı bir demokratikleşme hattının açılması olduğunu gösteriyor. Buna gerekçe olarak da rapordaki “terör/terörsüzlük”, “üniter devlet” vurgusu gösterildi.

“DEM Parti tabanda yeterince karşılık bulmuyor”

Sürecin aktörlerine dönük ciddi bir samimiyet ve temsil krizi olduğuna işaret edilen değerlendirmede, rapor sonrası tweetlerde özellikle DEM Parti üzerinden yoğunlaşan bir tartışma alanı açtığı, paylaşımlarda dikkat çeken temel vurgunun, DEM milletvekillerinin Kürtleri temsil ettiklerini ifade etmelerine karşın, Kürt tabanında bu temsiliyetin duygusal ve siyasal düzlemde yeterince karşılık bulmadığı yönünde olduğu belirtildi.

Tweet dilinde sıkça rastlanan eleştirinin, sürecin geniş toplumsal katılımdan ziyade birkaç siyasal aktör arasında yürütülen kapalı bir müzakere görüntüsü verdiği algısına dayandığına işaret edildi.

DEM Parti’ye yönelik bir diğer eleştiri de rapora oy verip sonra da şerh konulması oldu:

“Sosyal medya paylaşımlarında, şerh kararının anlamı ve işlevine dair belirgin bir kavramsal belirsizlik göze çarpmaktadır. Kürt tabanında yoğun biçimde karşılaşılan söylem, “Madem Şerh Kararı Verilecekti, En Başta Neden Onaylandı?” biçimindeki sorgulamalar etrafında yoğunlaşmıştır. Bu ifadeler, sürecin teknik ve usuli boyutlarının geniş kamuoyu tarafından yeterince anlaşılmadığını göstermektedir.”

Değerlendirmenin sonuç kısmında şu ifadelere yer verildi:

“Rapor öncesi ve sonrası tweetler birlikte değerlendirildiğinde, sosyal medya söyleminin barış fikrine kategorik bir karşıtlıktan ziyade, güçlü bir temkinlilik ve koşullu kabul çerçevesi ürettiği görülmektedir. Rapor öncesi dönemde güvensizlik, tarihsel hafıza ve geçmiş deneyimlerle beslenen yapısal bir kuşku biçiminde ortaya çıkarken; rapor sonrası dönemde bu kuşku daha somut başlıklara yönelmiş, metnin dili, içeriği ve aktörlerin konumlanışı üzerinden derinleşmiştir.”

Paylas: