Almanya'da COSMO tartışması: Kürtçe yayınlar tehlikede mi?
RûpelNews - WDR yönetiminin planına göre COSMO, mevcut yapısıyla sona erecek ve gençlere yönelik 1LIVE markasının bir parçası olarak "1LIVE Street" adıyla yayın hayatına devam edecek. Yeni konseptin dünya müziği ve çok dilli yayınlardan ziyade gençlik kültürü ve hip-hop ağırlıklı içeriklere odaklanması öngörülüyor.
Söz konusu plan, siyasetçiler, medya çalışanları ve kamu yayıncılığı savunucularının tepkisini çekti. Eleştirilerin merkezinde ise COSMO'nun yıllardır farklı dil ve kültürlerden dinleyicilere hitap eden yayın çizgisinin zayıflayabileceği endişesi yer alıyor.
Siyasilerden tepki
Özellikle Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyaletindeki Sol Parti (Die Linke NRW), değişikliğin Kürtçe yayınların sona ermesine yol açabileceği uyarısında bulundu. Parti temsilcileri, Kürtçenin ve diğer azınlık dillerinin kamu yayıncılığındaki görünürlüğünün korunması gerektiğini belirterek, olası bir kaldırılmanın yanlış bir mesaj vereceğini belirtti.
Tartışmaya kamuoyunda tanınan televizyoncu ve gazeteci Jan Böhmermann da katıldı. Böhmermann, WDR yönetiminin kararını sert sözlerle eleştirerek COSMO'nun kamu yayıncılığının en önemli ve özgün projelerinden biri olduğunu söyledi. Tasarruf gerekçesiyle çok kültürlü ve çok dilli yayınların hedef alınmasını eleştiren Böhmermann, kamu yayıncılarının siyasi baskılar karşısında geri adım attığını öne sürdü.
Kürtçe için uyarı
COSMO, uzun yıllardır Almanya'daki göçmen topluluklara yönelik yayınlar yapıyor. Kanal bünyesinde Kürtçe, Türkçe ve çeşitli dillerde programlar yer alırken, göç, entegrasyon, kültür ve uluslararası gelişmeler gibi konulara da geniş yer veriliyor.
WDR yönetimi ise değişikliğin genç dinleyicilere daha iyi ulaşmayı amaçladığını savunuyor. Ancak eleştirmenler, bu dönüşümün COSMO'nun çok kültürlü kimliğini zayıflatabileceğini ve özellikle Kürtçe gibi azınlık dillerindeki yayınların geleceğini belirsiz hale getirebileceğini ifade ediyor.
Kürtçe yayınların tamamen kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin nihai karar henüz netleşmiş değil. Buna rağmen tartışma, Almanya'da kamu yayıncılığında azınlık dillerinin ve çok kültürlü yayıncılığın geleceğine ilişkin daha geniş bir tartışmayı da beraberinde getirmiş durumda. (Welt)