Adnan Selçuk Mızraklı, 7 yıl sonra Diyarbakır’da
RûpelNews - Edirne Cezaevi’nden bugün tahliye edilen Mızraklı’yı cezaevi önünde eşi Zeynep Mızraklı, DEM Parti yöneticileri ve milletvekilleri karşıladı. Tahliye sonrası barış ve çözüm mesajı veren Mızraklı, “İçerideki tutuklu arkadaşlarımızı oradan çıkarmadan bize rahat yok” dedi.
Mızraklı, İstanbul’dan akşam saatlerinde uçakla Diyarbakır’a hareket etti. Saat 21.30 sıralarında kente ulaşan Mızraklı, havalimanında çok sayıda kişi tarafından karşılandı.
Mızraklı şu açıklamayı yaptı:
Yedi yıl oldu. Saymayı bilirim, saatlerini de çok iyi bilirim. Ama ben hiçbir zaman bu işin yalnızca matematiğine ve fiziğine bakmıyorum; ruhuna, yüreğine ve devraldığımız mirasa bakıyorum.
Dedelerimiz, babalarımız, kardeşlerimiz özgürlük, demokrasi, adalet ve hukuk için mücadele etti. Biz de bunu öğrendik. Annelerimizden cesaret sütü içtik.
Geçen gün kitapları karıştırırken Robert Frost’un “Gidilmeyen Yol” şiirine rastladım:
'Bir ormanda yol ikiye ayrıldı
ve ben gittim daha az geçilmişinden;
bütün farkı yaratan da bu oldu.'
Bizler o gidilmeyen yolu seçenleriz. Kırk yıldır, uzun süredir, ısrarla hepimizin inandığı bir sabrın ve iradenin peşindeyiz: Barış, demokratik çözüm, onurlu çözüm ve onurlu barış.
Gidilmesi gereken yol bizim yolumuzdur. Barışı tesis edecek olan da bu yoldur. O yol güvenilir bir yol olmalıdır ve yalnızca yürekten geçer.
Yeni ceketi koklayan arkadaşlar, 'Selahattin Demirtaş’ın kokusu bu ceketten geliyor' dediler. Yüzlerine hasret kaldığımız, hukuken dışarıda olması gereken arkadaşlarımızın özlemi içimizde.
Eğer kardeşlik, barış ve geçiş dönemi adaleti varsa, geleceği güçlü şekilde kurabilmemiz için zindandaki arkadaşlarımızın tamamı özgür kalana kadar bizim boynumuz bükük kalacaktır.
Zindanlardaki bütün arkadaşlarımızın zerre kadar yalnızlık hissetmesine gerek yok. Onları yalnız bırakmayacağız, yanlarında olacağız.
Biz birlikte bu topraklara kan akıttık, gözyaşı döktük. Topraklarımız gözyaşlarına doydu. Artık bu topraklara barış ekelim.
Biz hep dedik: İmralı’nın kapısını açın. O zaman barış çok daha kolay olacak.
Çünkü bizim istediğimiz şey çok açık: Özgürlük, demokrasi, adalet, hukuk ve onurlu bir barış.