‘ABD, Suriye'nin petrolü ve yeniden inşasında masanın başına oturdu’
RûpelNews - Petrol sahalarının Şam yönetimine devredilmesi, ABD'li enerji şirketlerinin ülkeye girmesi ve Şam'da düzenlenen ilk Suriye-ABD İş Forumu, Washington'ın Suriye politikasında güvenlik odaklı yaklaşımdan ekonomik ortaklığa yöneldiği yorumlarını güçlendirdi.
ABD'nin Suriye politikasında son aylarda yaşanan değişim, sahadaki askeri dengelerin ötesinde ekonomik alanda da yeni bir dönemin kapısını araladı. Uzun yıllar ülkenin kuzeydoğusundaki enerji sahalarında dolaylı etkiye sahip olan Washington, artık Şam yönetimiyle doğrudan ekonomik iş birliği kurmaya yönelik adımlar atıyor.
Bu kapsamda ABD'nin yaptırımları hafifletme yönündeki girişimleri, Suriye'nin uluslararası finans sistemine yeniden entegre edilmesine yönelik çalışmalar ve Amerikan şirketlerinin ülkedeki yatırım hazırlıkları dikkat çekiyor.
Petrol sahalarında yeni dönem
Sürecin en dikkat çeken gelişmelerinden biri, uzun yıllar DSG'nin kontrolünde bulunan petrol sahalarının merkezi yönetime devredilmesi oldu.
ABD merkezli HKN Energy'nin daha önce Kürt yönetimi tarafından işletilen yedi önemli petrol sahasında üretimi devralmasıyla birlikte enerji sektöründe yeni bir dönem başladı.
Washington'ın destek verdiği projeler arasında, Kerkük'ten Suriye'nin Baniyas Limanı'na uzanan tarihi Irak-Suriye petrol boru hattının yeniden faaliyete geçirilmesi de bulunuyor. Projenin hem Irak'ın Hürmüz Boğazı'na bağımlılığını azaltması hem de İran'ın bölgesel enerji üzerindeki etkisini sınırlandıracak yeni bir enerji koridoru oluşturması hedefleniyor.
Şam'da ilk Suriye-ABD İş Forumu
Bu gelişmelerin ardından Şam'da, Ekonomi ve Sanayi Bakanlığı ile Suriye-Amerikan İş Konseyi'nin organizasyonunda ilk Suriye-ABD İş Forumu düzenlendi.
Forumda konuşan Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Nidal El-Şaar, iki ülke arasında "ortaklık ve ortak gelecek" temelinde yeni bir ekonomik dönemin başladığını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'yi "terörizmi destekleyen ülkeler" listesinden çıkarma kararını ekonomik ilişkiler açısından tarihi bir dönüm noktası olarak nitelendiren El-Şaar, bu adımların yıllardır yatırım ve ticaretin önündeki engelleri kaldırdığını ifade etti.
Suriye'nin yatırım dostu yeni bir ekonomik model oluşturmayı hedeflediğini belirten El-Şaar, uluslararası sermayeyi ülkeye çekmek istediklerini söyledi.
Öncelik enerji yatırımları
Forumun en önemli gündem maddelerinden biri petrol ve doğalgaz yatırımları oldu.
Suriye Petrol Şirketi CEO'su Yusuf Kablavi, enerji sektörünün yeniden yapılanma sürecinin lokomotifi olacağını belirterek çok sayıda uluslararası şirketle mutabakat zaptı imzalandığını, bunların önemli bölümünün yatırım anlaşmasına dönüşmeye başladığını açıkladı.
Kablavi, özellikle Suriye kıyılarındaki petrol ve doğalgaz rezervlerine yönelik yatırımların genişletilmesi için uluslararası enerji şirketlerini ülkeye davet etti.
ABD şirketleri yatırım hazırlığında
Foruma video mesaj gönderen ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Jacob McGhee de Washington'ın Suriye politikasında ekonomik iş birliğinin ön plana çıktığını söyledi.
McGhee, Suriye'nin ekonomik izolasyondan çıkarak uluslararası sisteme yeniden açıldığını belirterek Amerikan şirketlerinin ülkedeki yatırım fırsatlarını değerlendirmeye başladığını ifade etti.
Washington'ın bankacılık sistemi, finansal altyapı ve yatırım ortamının iyileştirilmesi konusunda Şam yönetimiyle birlikte çalıştığını belirten McGhee, Suriye'nin küresel finans sistemine yeniden entegrasyonunun hedeflendiğini kaydetti.
Yeniden inşada Amerikan sermayesi öne çıkıyor
Suriye-Amerikan İş Konseyi Başkanı Issam Grivati ise forumun yatırım, yeniden inşa, inovasyon ve ekonomik büyüme alanlarında iki ülke arasında yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu söyledi.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın eski Yakın Doğu danışmanlarından Timothy Lenderking de Amerikan şirketlerinin yeniden imar sürecinde hukuki ve teknik danışmanlık sağlamaya hazır olduğunu belirterek kamu ve özel sektör ortaklıklarının önünün açıldığını ifade etti.
Uluslararası sermaye hedefleniyor
Şam yönetimi son dönemde Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Çok Taraflı Yatırım Garanti Ajansı (MIGA) başta olmak üzere uluslararası finans kuruluşlarıyla temaslarını yoğunlaştırırken, Washington'da da Amerikan şirketleriyle yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik görüşmeler yürütüyor.
Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın da yerli, Arap ve yabancı yatırımcılarla yaptığı temaslarda enerji, sanayi, altyapı ve hizmet sektörlerini öncelikli yatırım alanları olarak öne çıkardığı belirtiliyor.
Şam'da düzenlenen ilk Suriye-ABD İş Forumu, Washington'ın Suriye politikasında güvenlik eksenli yaklaşımdan ekonomik ortaklık modeline yöneldiğinin en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Enerji sahalarının yeniden yapılandırılması ve yeniden imar projeleri, ABD'nin Suriye'deki yeni stratejisinin temel unsurları arasında gösteriliyor.