ABD istihbaratı: İran füzelerinin yüzde 70'i faal durumda
RûpelNews - ABD istihbarat birimleri tarafından hazırlanan gizli değerlendirmeler, İran füze envanteri ve askeri altyapısının büyük ölçüde operasyonel kalmaya devam ettiğini gösterdi. The New York Times tarafından yayımlanan rapora göre Tahran, çatışma öncesi füze stokunun yaklaşık yüzde 70'ini koruyor.
Trump tarafından daha önce yapılan, "İran askeri gücünün tamamen yok edildiği" yönündeki açıklamaların aksine, Hürmüz Boğazı kıyısındaki 33 füze sahasından 30'u yeniden operasyonel duruma geldi.
İstihbarat verileri, İran'ın mobil füze fırlatıcılarının ve bölgedeki hedefleri vurma kapasitesine sahip balistik füzelerinin yüzde 70'ini muhafaza ettiğini ortaya koydu. Uydu görüntüleri ve gözetleme yöntemleri aracılığıyla yapılan incelemeler sonucunda, ülke genelindeki yer altı füze depolama ve fırlatma tesislerinin yüzde 90'ına yeniden erişim sağlandığı saptandı. ABD askeri istihbarat teşkilatları, bu tesislerin önemli bir kısmının "kısmen veya tamamen operasyonel" olduğu sonucuna vardı.
ABD mühimmat stoklarındaki değişim dikkat çekiyor
İran füze envanteri üzerindeki operasyonlar sırasında ABD ordusu, önemli mühimmat stoklarını yüksek oranda kullanmıştı. Operasyon süresince yaklaşık bin 100 adet uzun menzilli gizli seyir füzesi, bin adet Tomahawk füzesi ve bin 300'ün üzerinde Patriot önleyici füzesi ateşlendi. Bu kullanım miktarları, 2025 yılı üretim kapasitelerinin iki katını aşan bir seviyeye ulaştı. Pentagon planlamacıları, kısıtlı sığınak delici mühimmat varlığı nedeniyle, yer altı tesislerini tamamen imha etmek yerine girişlerini mühürleme yoluna gitmişti.
Küresel enerji koridorunda güvenlik riskleri sürüyor
Hürmüz Boğazı'ndaki askeri hareketlilik, günlük küresel petrol tüketiminin yaklaşık beşte birinin geçtiği bu rotadaki gemi trafiği için risk oluşturuyor. İstihbarat raporları, üst düzey ABD'li yetkililer arasında gemi ve tanker güvenliği konusunda endişelere yol açtı.
Beyaz Saray Sözcüsü Olivia Wales ise hükümetin resmi pozisyonunu koruyarak, İran'ın askeri yeteneklerinin etkisiz hale getirildiği yönündeki görüşünü yineledi. Mevcut veriler, bölgedeki askeri dengenin önümüzdeki dönemde mühimmat üretim kapasiteleri ve stratejik tesislerin korunma durumu üzerinden şekilleneceğini gösteriyor.